Julie Jess’in dövmeleri, bronz teniyle parıldarken odaya yaydığı karanlık cazibeyle birleşiyordu. Gözlerini saklamadan, hayvani bir açlıkla adamın kocaman yarak haddinden fazla dikilmiş vaziyetteydi önünde. Dudakları nemli, dili gagasını yalayıp yutkundu. Derinliklere inmek için hazırdı; boğazının sınırlarını zorlayacak bu sert dayanmaya…