Sarai Minx, karanlık odanın içinde Richard Mann’in devasa siyah kalınlığıyla karşı karşıya. O büyük, dolgun poposu ve kocaman göğüsleri arasından geçen o iri, güçlü bbc, onun dar vajinasını acımasızca zorlamaya hazır. Richard’ın sertliği Sarai’nin içine yavaşça sarkıyor; o küçücük orası, bu devasa adamın şişkinliğiyle geriliyor ve gerginleşiyor. “Oh my god, it’s so fucking teeny,” diye fısıldıyor Sarai, sesi hem korku hem de heyecanla titriyor. İçini dolduran o kalınlık, onu hem zorlayıp hem de baştan çıkarıyor. Richard’ın penisi derinlere doğru ilerliyor, Sarai’nin içini tamamen ele geçirip onu açıyor. “It’s stretching my pussy,” diyor kadın nefes nefese, vajinasının alışılmadık boyutlardaki genişlemeyle nasıl çatladığını hissediyor. O anki ağırlık ve basınçla bedeninin sınırlarını zorluyor ama bu acı değil; tam aksine yıkıcı bir haz dalgası vuruyor ona. “Feel it there,” diyerek Richard onu daha da derinden vururken Sarai’nin tüm bedenindeki sinir uçları alev alıyor. Sarai’nin gözleri kapalı; her hamlede kıvranıyor, daha fazla içine gömülmenin tadına varıyor. “Oh my god, I feel so good,” diye haykırırken sesinde teslimiyet ve çılgınlık var. Richard’ın penisi her seferinde onun duvarlarını paramparça edercesine çalkalanıyor; sertliğiyle onu savuruyor ama Sarai buna bayılıyor. Derin doggystyle pozisyonunda ikisi arasında yaşanan bu sert hesaplaşmada güç dengesi tamamen kaymış durumda—kadın kendi sınırlarında debelenirken erkek her darbede kontrolü elinde tutuyor. Sonunda bastırılan o doruk noktası kaçınılmaz oluyor; Sarai bedeninin en mahrem köşelerinde hissettiği yoğun baskıyla patlıyor. Karnının altına doğru yayılan elektriklenmeyle kendinden geçerken Richard da sırtından gelen o güçlü titremeyle boşalmanın eşiğine geliyor. İkisi de birbirlerinin karanlık fantezilerinde kaybolmuş bir şekilde coşkunun dibine vuruyorlar—acıyla karışık mutluluğun tehditkâr dansında birbirlerine tamamen teslim olmuşlar.